16 Nisan 2021 Cuma

SALGIN VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsanlık tarih sahnesinde var olduğundan beri, onu meşgul eden ve tarihin yönünü değiştiren üç temel sorun hep var olmuştur ki bunlar; salgınlar, savaşlar ve kıtlıklardır Bugün ve bu pandemi deneyiminin ortaya koyduğu sonuç, insanlık tarihsel süreçte bilim ve teknoloji ile kazandığı başarılarının sağladığı aşırı güven duygusuyla, çok açık olan bir şeyi gözden kaçırdı; kıtlık, salgın ve savaşlar ortadan kalkmadı, aslında boyut değiştirerek hep var olmaya devam etti.

COVID-19 isimli bir virüs var artık hayatımızda ve uzun bir süre de hayatımızı etkileyecek gibi gözüküyor. Bu salgın bireysel ve sosyal hayatımız üzerinde ani ve beklenmedik etkiler yarattı.

Bu toplumsal etkiler o kadar önemli ki belki de- ve umarım- kişisel olarak bugüne kadar var olan günlük hayatımızda yaptığımız seçimleri sorgulamamıza; yol açacak. Bu nasıl olabilir, önce bu çerçevedeki en küçük birimden, yani bizden başlayarak anlatayım: Günlük yaşamımızda artık bizi endişelendiren bir rutin oluşturduğu için alıştığımızı düşündüğümüz karmaşık duygular yaşıyoruz. Yakın arkadaşları mı eve davet etsem mi, yoksa insanların yoğun olmadığı doğal bir ortamda mı görüşmek mi daha iyi olur ? Öncelikli ihtiyaçlarımı karşılamak için dışarıya ne kadar sıklık ta çıkmalıyım ? Kaç gündür annemle konuşmadım, ailemi çok özledim, hastalığa yakalanacaklar diye çok endişeleniyorum ! Bunun gibi bir çok düşünce ve yaptığımız seçimler bizleri olumsuz etkiliyor.
Salgının duygu durumumuz ve davranışlarımız üzerinde yarattığı etkiyi göstermesi “IPSOS” un açısından dikkatimi çeken bir araştırmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum;

Ipsos’un “Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması”ndan çıkan sonuçlar şöyle:
  • Araştırmaya göre, pandemi dönemi boyunca insanlar alışagelmiş günlük hayattaki rutinlerini ve planlarını gerçekleştiremedi. Karantina boyunca planladığım birçok şeyi yapamadım diyenlerin oranı yüzde 63 iken, salgın öncesinde günlük hayattaki rutinlerimi bile çok özledim diyenlerin oranı yüzde 67.
  • Verilere göre, ilk korona virüs vakasının görülmesinden bu yana toplumdaki çok endişeli olan bireylerin oranı güz döneminde en yüksek seviyede. Kasım’ın ilk haftasında ise bu oran yüzde 77 seviyesine ulaşmış durumda. “Sizin veya ailenizden birinin korona virüse yakalanmasından ne derece endişe ediyorsunuz?” sorusuna katılımcıların çok endişeli olma oranı 55+ üstü bireylerde kadınlarda yüzde 80’in üzerinde olmasına karşılık 18-25 yaş gençlerde ise bu oran yüzde 70’e geriliyor.
  • Endişe düzeyi bu kadar yüksek olmasına rağmen yine de her 5 kişiden 1’i korona virüsün abartıldığını ve bireysel tedbir almanın gereksiz olduğunu düşünüyor. Ve sürenin uzaması ile birlikte bireylerin yaklaşık yarısı aldıkları önlemleri esnetmeye başlamış.
  • Korona virüs salgınının bittiği ve hayatın normal akışına döndüğünü düşünmeniz için hiç vaka ve ölüm olmaması bekleniyor.
  • Pandemiyle birlikte evde kaldığımız dönemde çocuklara, eşimize ve anne babaya ayırdığımız zaman arttı.
  • Pandemi başladığından beri sosyal hayat oldukça kısıtlanmış durumda. Her ne kadar zaman ilerledikçe biraz daha rahatlanmış gözükse de toplumun yüzde 77’isi hâlâ misafirliğe gitmiyor, misafir ağırlamıyor.
  • Ağustos’tan beri 2. dalganın yükselmesinden dolayı salgın ekonomiye göre bir adım önde gidiyor. Bu da gösteriyor ki ekonomi bizim için en az salgın kadar kritik bir öneme sahip.
  • Salgın öncesi dönemle kıyasladığında hane halkı harcama ve borçların arttığı görülüyor. Katılımcıların yüzde 94’ü ürün ve fiyatların artmasından endişeli. Yüzde 78’lik bir kısmı ise işini kaybetmekten korkuyor.
  • Salgın başladığından bu yana, yerli ürün tercihinde yüzde 44 bir artış söz konusu.
  • Pandemi döneminde yüzde 66’ımız dezenfektanlar ile ilk kez bu dönemde tanıştı ve yüzde 20’miz kolonyayı ilk kez temizlik amaçlı kullandı. Yüzde 5’imizin ilk kez evde yemek yapası araştırmada öne çıkan bir diğer ayrıntı oldu.
  • Toplumun yarısından fazlası hayata bakışının değiştiğini düşüyor. Katılımcıların yarısı, bilim çevre koruma ve sade bir yaşam konuları benim için önemli olduğunu ifade ediyor. Önümüzdeki dönemde seçmenler iklim değişikliği çevresel riskler gibi konuları gündemlerinde görmek istiyorlar.

Araştırma sonuçları gösteriyor ki bu salgın, alışveriş yapma biçimimizden, eğitime varıncaya kadar hayatımızı farklılaştırdı. Barınma, dinlenme, alışveriş, çalışma gibi gündelik yaşamın farklı alanlarındaki meşguliyetlerimizi aynı zaman dilimine sığdırmak zorunda kaldık. Ev içerisinde vakit geçirme, sosyal ilişkilerin sınırlandırılması, neredeyse yüz yüze yakın ilişki kurulabilecek ortak alanların terk edilmesi toplumsal dayanışmayı etkiledi. Yeni korona virüs salgını, öncesi ile sonrası arasında belirgin farklar oluşturdu. Sonrası mı ? Hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

                                                                            Sertaç HİNDİSTAN
                                                                                             Özel Eğitim Öğretmeni
                                                                          İzmit Nuh Çimento Özel Eğitim Meslek Okulu

4 yorum:

  1. Sertaç hocam Covid-19 sürecini çok güzel vurgulamışsınız. İnşallah kaygıların gittiği, sağlıklı günlerin geldiğini görebiliriz

    YanıtlaSil
  2. Bir an önce normal günlere dönmek dileğiyle

    YanıtlaSil
  3. Bir an önce normal günlere dönmek dileğiyle

    YanıtlaSil
  4. Bir an önce normal günlere dönmek dileğiyle

    YanıtlaSil

http://meb.ai/GiFrfv